İçeriğe geç

La ilahe illallah muhammeden Rasulullah kaç kere çekilir ?

La İlahe İllallah Muhammeden Rasulullah Kaç Kere Çekilir?

Bazen hayat, içimizde derin bir huzursuzluk bırakır; sanki ne kadar uğraşsak da bir şey eksik kalır. Kayseri’nin o sıcacık, bazen serin akşamlarında, evimin odasında yalnızken, bir yandan karanlıklar içimi sararken, bir yandan da ruhumun bir köşesinde aradığım huzuru bulmaya çalışıyordum. İşte o an, her şeyin anlam kazandığı, her kelimenin içimi ısıttığı an, La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah cümlesini içimden geçirdiğim andı. O an, o kelimeler, çok daha fazlasını ifade ediyordu; sadece bir kelime ya da dua değil, kalbimin en derin köşelerinde yankı bulan bir çağrıydı.

O Günkü Hissiyatım: Bomboş Bir Oda, Duyguların Gelişi

Bazen insan bir noktada hayatta tamamen yalnız hissediyor, etrafındaki her şey anlamsızlaşıyor. O günde olduğu gibi. Sabahın erken saatlerinden beri kafamı kurcalayan bir şey vardı. Bir tür boşluk, bir tür eksiklik. Neşesiz bir sabah, evdeki her şey bir yansıma gibiydi. Kayseri’nin sabah güneşi, pencerenin kenarına vuran ışıklarıyla odayı aydınlatıyordu ama içimdeki karanlıkları aydınlatmak için hiçbir şey yeterli değildi.

Yavaşça içimden La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah demeye başladım. İnanılmaz bir şekilde, her bir harf ve kelime kalbimde derin bir yankı yapıyordu. Gözlerim, her kelimeyi söylerken, sanki daha fazla berraklaşıyor, her biri içimde bir boşluğu dolduruyordu. Gözlerimdeki yaş, farkında olmadan süzüldü. Bir çığlık gibi; ne kadar bağırsam da kimse duymuyordu.

La ilahe illallah… Muhammeden Rasulullah…

Her bir tekrar, kalbimde büyüyen bir huzurla beni sarhoş ediyordu. Ama bir yandan da, ne kadar çekilirse çekilsin, içimdeki eksiklik gitmeyecek gibiydi. Bir şeyler, sanki içimde dağ gibi büyüyordu, bir şey eksikti ama neydi, ne olabilirdi? Bir an, ne kadar tekrar etsem de huzuru bulamayacağım hissine kapıldım. Ama sonra düşündüm, her bir La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah bana bir adım daha yaklaştırıyordu. Bir adım daha… Ama nasıl?

Hayal Kırıklığı ve Umut Arasında: Huzur Nerede?

Bazen hayat, sahip olduğumuz her şeyle birlikte eksik kalır. O gün, tıpkı o andaki gibi. Sanki tüm dünya ve kelimeler dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyor, ama bu noktada ben yine kendimi boşlukta buluyordum. La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah diyordum, belki de sadece dilimde değil, kalbimde de birşeyler değişecektir diye. Ama hiçbir şey değişmiyordu. O kadar çok şey eksikti ki, bir dua ile her şey düzelir mi? diye kendi kendime sordum.

O an, sessizce tekrar ettim. Bir kez daha:

La ilahe illallah… Muhammeden Rasulullah…

Ama içimdeki o boşluk yine oradaydı, her şeyin üstüne bir tüy gibi düşen bir ağırlık. Neden huzuru bulamıyordum? Ne eksikti?

Bir gün, gerçekten içsel huzuru bulabilir miydim? Ya da bu boşluk, yaşamın bir parçası mıydı? İşte o an, o sorular kafamda çığ gibi büyüdü. Ancak, o sırada fark ettim ki, huzuru ararken bazen sadece La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah gibi basit ve anlamlı bir dua bile, tüm o duygusal çalkantıyı, ruhumda dönen fırtınayı dindirebilecek güce sahipti. Gerçekten ne kadar tekrar edilirse edilse, her bir söylenişte anlam derinleşiyordu.

La İlahe İllallah Muhammeden Rasulullah: Bir Sorunun Cevabı

Bir an, durup tekrar sordum kendime: La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah kaç kere çekilir?

Evet, kaç kere çekilecekti bu kelimeler? Bir ya da iki kere, belki üç kere mi? Ama bana kalırsa, önemli olan kaç kere tekrar ettiğiniz değil, her birinin kalbinizde ne kadar derin yankı uyandırdığıydı. La ilahe illallah ne kadar güçlü bir anlam taşır? Muhammeden Rasulullah her bir harfiyle seni ne kadar derinden etkiler?

O gün, Kayseri’nin o sessiz sokaklarında, bir yanda güneş batarken, kalbimde bir rahatlama ve huzur bulduğum anı hatırlıyorum. O kadar farklı duyguyu bir arada yaşarken, fark ettim ki, bu kadar derin bir huzuru bulmak için sayıları değil, kalbinizi duymanız gerek. Bu kelimeler, içimdeki her türlü kaygıyı bir anlığına da olsa def etti. Ama bazen de ne kadar tekrar edilse de, içsel huzur bambaşka bir şeydir. O zaman anladım: La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah’ın kaç kere çekileceği değil, her bir tekrarının anlamının kalpte bir iz bırakıp bırakmadığı önemliydi.

Sonra Ne Oldu?

Zamanla, o anı düşündüm; ne kadar karamsar olsam da, o kelimeler beni tekrar inandırmıştı. La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah her gün her an, içimde daha fazla yer ediyordu. Belki de huzur, tek bir cümleyle bulunmaz, belki de her tekrar içindeki anlamla büyür ve kalpte bir iz bırakır. Ve belki de, hayatımız boyunca bir adım daha atarak huzura ulaşırız, kim bilir?

Ama o an, ne kadar eksik ve yalnız hissetsem de, içimdeki o kelimelerin gücü bana şunu hissettirdi: Umut var, huzur var, aşk var… Ve bu kelimeleri tekrar etmeye başladım. Yavaşça ama kararlı bir şekilde:

La ilahe illallah… Muhammeden Rasulullah…

Bu kez içimdeki boşluk biraz daha daralmıştı. Her defasında, biraz daha huzura yaklaşır mıydım?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir