Şu An Hangi Arabi Aydayız? Bir Ay Takvimi Hikâyesi
Bugün akşam, iş çıkışı evde biraz boş vakit bulup, bilgisayarımı açtım ve bir şeyler yazmaya karar verdim. Hani o anlar vardır ya, birdenbire aklınıza takılan bir soru gelir ve cevabını bulana kadar rahat edemezsiniz. İşte tam da böyle bir soru vardı kafamda: “Şu an hangi Arabi aydayız?” Tabii, bu soru öyle basitçe cevaplansa da, insan bir şekilde bir merakın içinde kayboluyor. Ben de, veriyle uğraşmayı seven biri olarak, bu sorunun cevabını bulmak için derinlemesine bir araştırma yapmaya başladım. Ve inanır mısınız, Arabi takvimi hakkında öğrendiğim her şey beni biraz daha büyüledi.
Arabi Takvimi: Çocuklukta Başlayan Merak
Çocukken, ramazan ayı boyunca, babamın ve büyüklerimin “bugün şevvalin 10. günü” dediğini hatırlıyorum. O zamanlar, bu takvimin ne olduğunu tam olarak anlamıyordum. Hatta bazen “Arabi ay nedir?” diye sorardım, ama kimse tam olarak açıklamakta zorlanırdı. “Bu işte bir gizem var,” diye düşünürdüm. Ancak büyüdükçe, Ramazan’ın ve Arabi takviminin ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavradım. Arabi takvimi, Ay’ın hareketlerine göre düzenlendiği için aslında bizim güneş takvimimizden farklı bir mantıkla ilerliyor. Bu da demek oluyor ki, yıl içinde aynı güne denk gelmeyen tarihler ve farklı bir zaman ölçümü.
Çoğu zaman, bu takvimi bir şekilde günlük yaşamımıza entegre ederiz. Mesela ben, her yıl Ramazan ayı boyunca oruç tutmaya başladığımda, Arabi takvimi üzerine daha çok düşünmeye başladım. Hangi günün hangi Arabi ayına denk geldiğini öğrenmek, hayatıma farklı bir boyut katıyordu. Hele ki, yazın sıcak günlerine denk gelen Ramazanlar, “bu yıl hangi Arabi aydayız?” sorusunu daha çok sorduruyordu bana. Çünkü her yıl takvim değişiyor, her yıl yeni bir Arabi aya başlıyoruz. Bugün, işte yine o soruyla karşı karşıyayım.
Şu An Hangi Arabi Aydayız? Takvimin Ritmi
Şu an, 2025’in Aralık ayında olduğumuza göre, Arabi takvimi ile geçirdiğimiz zamanı hesapladım. Bugün, Arabi takvimine göre 1447 yılının Rabiülevvel ayındayız. Bu, özellikle İslam dünyasında önemli bir aydır. Rabiülevvel, Peygamber Efendimiz’in doğum ayı olarak kabul edilir. Yani bu ayda, Müslümanlar için önemli dini günler ve etkinlikler vardır. Bizim geleneksel takvimimize göre Aralık, soğuk ve gri bir dönemi işaret ederken, Arabi takviminde bu ayda başka bir atmosfer var. Rabiülevvel, bir yanda kışın gelmesiyle beraber, diğer yanda da dini kutlamalar ve manevi bir yoğunluk taşıyan bir dönem.
Aslında, Arabi takvimi biraz kafa karıştırıcı olabilir. Çünkü sadece 12 ay değil, 354 ya da 355 gün olan bir yılı takip eder. Yani her yıl yaklaşık 11 gün kadar daha kısa sürer. Bu da demek oluyor ki, her yıl, Arabi takvimine göre zaman biraz daha geriye kayar. Örneğin, bu yıl Ramazan, önümüzdeki yıla göre 11 gün daha erken başlayacak. Her yıl Arabi takviminde, güneş takvimine göre 11 gün kadar bir fark oluşur. Hadi, bunu da bir ekonomist bakış açısıyla ele alalım: Arabi takvimi aslında doğanın döngüsünü çok daha farklı bir şekilde takip eder. Her yıl bir gün kayarak ilerlemek, bir anlamda doğayla kurduğumuz ilişkiyi de bir nebze farklı kılar. Ve benim gibi birinin, bu verileri okurken bile içindeki şaşkınlığı hissetmemesi imkansız.
Çevremdeki İnsanlar ve Arabi Takvimi
Geldiğimiz noktada, insanların çoğu Arabi takvimine ne kadar dikkat ediyor dersiniz? Eskiden, özellikle yaşlılar arasında bu takvime olan ilgi daha yaygındı. Ama şimdilerde, biz gençler genelde miladi takvimi takip ediyoruz. Ancak yine de Ramazan ayı yaklaştığında, her yıl çevremdeki insanlardan duyduğum o “Bu yıl ne zaman Ramazan?” sorusu, Arabi takviminin hala önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor. Anlaşılan, takvimin ritmi hayatımızda yerini korumaya devam ediyor.
Bir gün, ofiste bir arkadaşım Arabi ayların geçişinden bahsederken, ben de merakla “Şu an hangi Arabi aydayız?” diye sordum. Herkes şaşkın bir şekilde bakarken, birisi hızlıca telefonunu çıkarıp arama yapmaya başladı. O anda, takvimlerin ne kadar gündelik bir parçamız haline geldiğini fark ettim. Ama bazen, bu verilerin ardındaki derin anlamları düşünmek, gerçekten insana farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Mesela, bir Arabi ayın geçişi, sadece bir zaman dilimi değil, aynı zamanda bir dönemi ve değişimi de işaret edebiliyor.
Arabi Takvimi ve Gelecekteki Önemi
Arabi takvimi, her ne kadar bugünün dünyasında miladi takvime karşı biraz daha gölgede kalmış olsa da, her geçen yıl daha fazla insanın bu takvime olan ilgisini arttırdığını gözlemliyorum. Belki de ilerleyen yıllarda, sadece dini anlam taşıyan bir takvim olmanın ötesinde, doğal döngüleri takip eden bir takvim olarak yeniden popülerleşir. Kim bilir? Arabi takviminin sunduğu ritmin, belki de içindeki derinliği anlamaya başladıkça, zamanla daha farklı bir değer kazanacağına inanıyorum.
Sonuç Olarak
Şu an hangi Arabi aydayız sorusuna verdiğimiz cevap, aslında zamanı, doğayı ve kültürü nasıl algıladığımıza dair bir soru. Arabi takvimi ile ilgili öğrendiğim her yeni şey, bana sadece bir tarihsel bilgiyi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda zamanın ve değişimin bir parçası olma hissini de veriyor. Takvimler, sadece günleri saymakla kalmaz; bizlere yılların nasıl geçtiğini, hayatın nasıl bir döngüde ilerlediğini hatırlatır. Ve belki de bu yüzden, her yıl hangi Arabi ayda olduğumuzu bilmek, sadece dini bir sorudan çok daha fazlasıdır.