Yakışıklılık Tanrısı Kimdir? Bilimin Güzellik Anlayışına Bilinçli Bir Bakış Birini gördüğümüzde, içimizden “Tanrı gibi yakışıklı” deriz ya hani — peki gerçekten neye dayanarak söylüyoruz bunu? Bu yazıda mitolojinin değil, bilimin “yakışıklılık tanrısını” arıyoruz. Yani, insan beyninin çekicilik algısını hangi ilkelere göre kurduğunu, yüz oranlarından kimyasal tepkimelere kadar inceleyen bir yolculuğa çıkıyoruz. Ama korkma, karmaşık formüllerle değil; herkesin anlayabileceği bir dille. Çünkü güzelliği anlamak, aslında kendimizi anlamaktır. Yakışıklılık: Bir Mit Değil, Bir Matematik Dengesi mi? Antik Yunan mitlerinde yakışıklılığın sembolü genellikle Adonis olarak geçer. Bugün hâlâ “Adonis vücutlu” dediğimizde, bu idealin kalıntılarını kullanırız. Ama bilimin gözüyle baktığımızda, Adonis sadece bir mit…
10 YorumEtiket: bir
Hiç Ölmeyen Bir Canlı Var mı? Varlığın Sürekliliği Üzerine Felsefi Bir Deneme Bir filozofun bakışıyla dünyaya yönelmek, çoğu zaman kesin cevaplar aramak değil, soruların derinliğini keşfetmektir. “Hiç ölmeyen bir canlı var mı?” sorusu da bu derin sorulardan biridir. Yalnızca biyolojik bir merak değil, aynı zamanda varoluşun anlamını sorgulayan bir çağrıdır. Ölümsüzlük düşüncesi, insan zihninin en eski hayallerinden biridir; ama belki de asıl mesele, hiç ölmemek değil, yaşamın anlamını ölümü kabullenerek bulmaktır. Ontolojik Perspektif: Varlık ve Süreklilik Ontoloji, yani varlık felsefesi, bize bir şeyin “var” olmasının ne anlama geldiğini sorar. Eğer bir canlı hiç ölmüyorsa, o hâlde “yaşam” ve “ölüm” kavramları…
10 YorumHidroelektrik Enerjisi Hangi Ülkelerde Kullanılır? Toplumsal Yapılar Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Bir Araştırmacının Gözünden: Toplumun Enerjisi, Suyun Akışı Toplumsal yapıları anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak her zaman merak etmişimdir: toplumlar enerjilerini nereden alır? Bu yalnızca fiziksel bir enerji değil, aynı zamanda kültürel bir güç kaynağıdır. Tıpkı bireylerin kimliklerinin, içinde bulundukları toplumun değerleriyle şekillenmesi gibi, ülkelerin enerji tercihleri de sosyolojik yapılarından etkilenir. Suyun akışkanlığı, toplumun dinamizmini simgeler. Bazı toplumlar bu akışı düzenlemeyi, kontrol altına almayı seçer; bazılarıysa onunla uyum içinde yaşamayı. İşte hidroelektrik enerji tam bu noktada, insanın doğa ve toplumla kurduğu ilişkinin yansıması haline gelir. Toplum, Enerji ve Güç İlişkileri…
14 YorumHelva Kahvaltılık mı? Tarih, Sofra ve Bilimin Kesişiminde Tatlı Bir Soru Kahvaltı kültürümüz, sofraya gelen her lokmanın bir hikâyesi olduğuna inanır. Helva da o hikâyelerden biridir: kimi evlerde bal-kaymağın yanına mütevazı bir dilim olarak katılır, kimi evlerde ise balıktan sonra ikram edilen ritüel tatlıdır. Peki “Helva kahvaltılık mı?” sorusuna tarihsel arka plan, güncel beslenme tartışmaları ve gastronomi sosyolojisi penceresinden nasıl yanıt verilir? — Helvanın Kökeni: Saraylardan Sokağa Uzanan Bir Tat Helvanın izleri Orta Doğu mutfak tarihine, özellikle de İran coğrafyasına uzanır. 9. yüzyıldan itibaren farklı unlar, yağlar, süt ve şekerle yapılan çeşitli helva türleri, Osmanlı mutfağı aracılığıyla Balkanlar’dan Kuzey Afrika’ya…
16 YorumKürek Kemiği Kanatlanması: Sırtımızda Melek Yoksa Bu Ne Kanat? Eğer bir sabah aynaya baktığınızda omzunuzun arkasında garip bir çıkıntı görüp “Yoksa ben gizli bir X-Men miyim?” diye düşündüyseniz, tebrikler! Büyük ihtimalle kürek kemiği kanatlanması yaşıyorsunuz. Hayır, bu durum sizi uçurmaz, gökyüzüne çıkarmaz ama sıradan omuz hareketlerini bile bir dramaya çevirebilir. Gelin, bu sırtımızdaki minik drama kraliçesini birlikte ele alalım. Kürek Kemiği Kanatlanması Nedir? (Melek Kanadı mı, Kas Problemi mi?) Kürek kemiği kanatlanması, aslında kürek kemiğinin (scapula) normalden fazla dışa doğru çıkıntı yapmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Yani sırtınızda gerçekten bir “kanat” çıkmaz ama omzunuzun arkasında sanki bir kemik uçmaya hazırlanıyormuş…
2 Yorum“Kansız Küfür” mü? Küfretmeden Çarpan Sözlerin Dünü, Bugünü ve Yarınını Konuşalım Bir sohbetin tam ortasında, içimizdeki öfkeyi dışarı fırlatmak isteriz ama kapı komşusunun, algoritmaların veya iş yerindeki itibarımızın duvarına toslar dururuz. İşte tam burada devreye “kansız küfür” giriyor: Ne kan var ne açık saçık söz, ama mesaj net; sitem, ironi ve zekâ iç içe. Gel, bu ince (ve etkili) söz sanatını birlikte masaya yatıralım. — Kansız Küfür Nedir? Kökenlere Kısa Bir Yolculuk “Kansız küfür”, basitçe söyleyelim, küfür etmeden küfretmek. Dilin kıvraklığıyla, doğrudan hakaret etmeksizin karşı tarafa gerekli “titreşimi” gönderme sanatı. Bu yaklaşımın kökleri yalnızca bugüne ait değil: meddahlardan Karagöz-Hacivat’a, tuluat…
16 YorumÇoban Dikeni Neye İyi Gelir? Felsefi Bir Deneme Felsefe, insanın varoluşunu, bilgiye ulaşma yollarını ve doğruyu bulma çabalarını sorgular. Bir düşünür, evrenin en küçük varlıklarından en büyük sistemlerine kadar her şeyin anlamını sorgular. Peki, bir bitki, basit görünen çoban dikeni gibi bir şey, insan hayatında ne tür derinlikler barındırabilir? Çoban dikeni, sadece bir bitki mi, yoksa onun sağlık üzerindeki etkileri, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi alanlarla nasıl ilişkilendirilebilir? Bu yazıda, çoban dikeninin neye iyi geldiğini felsefi bir perspektiften tartışacağız ve size düşünsel bir yolculuk öneriyoruz. Etik Perspektif: Doğal İyi ve İnsanlık Etik bize neyin doğru, neyin yanlış olduğunu ve…
12 YorumGölevez Kaç Ayda Yetişir? Bir Bitkiden Topluma Uzanan İktidar Hikâyesi Siyaset bilimi çoğu zaman devlet, kurumlar, iktidar ve vatandaşlık kavramları etrafında döner. Ancak bazen bir bitki bile bize bu ilişkilerin nasıl işlediğini gösterir. Gölevez —toprakla, sabırla ve zamanla büyüyen bir kök bitkisi— sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda toplumsal bir metafordur. Peki, gölevez kaç ayda yetişir? Bu sorunun yanıtı yalnızca biyolojik değil, siyasal bir sürecin de ipuçlarını taşır. İktidarın Toprağı: Gölevez ve Güç İlişkileri Bir gölevezin olgunlaşması genellikle 8 ila 12 ay sürer. Bu süre, sabırla, düzenli sulamayla ve toprağın direnciyle ilgilidir. Tıpkı bir toplumda iktidarın oluşumu gibi. Toprağın…
10 Yorum4 Haram Nedir? Günah mı, Gülümseme Sebebi mi? Kabul edelim: Türk kültüründe “haram” kelimesi duyuldu mu, bir anda ciddiyet seviyesi yükselir, ortamda sessizlik olur, herkes derin derin düşünür. Ama “4 haram nedir?” sorusu geldiğinde işler bir anda bulmaca havasına bürünür! Çünkü kimine göre bu bir dini kavram, kimine göre bir kelime oyunu, kimine göreyse kahvede çayla birlikte dönen efsanevi bir sohbet konusu! Ben bugün bu meseleyi fazla kasmadan, bolca tebessümle, biraz erkek mantığı, biraz kadın sezgisiyle konuşmak istiyorum. Çünkü bazen haram bile, gülümsemenin bahanesidir! “4 Haram” Nedir, Nereden Çıktı Bu? Öncelikle düz cevap isteyenlere net bilgiyle başlayalım: İslami terminolojide “4…
10 YorumGidegide Nasıl Yazılır? Ekonomik Bir Perspektiften İnceleme Dünya, sınırlı kaynaklarla doludur. Bu kaynaklar arasından seçim yapmak, her birey ve toplum için sürekli bir zorunluluk haline gelir. Bu, yalnızca günlük yaşamın pratiklerine yansımaz, aynı zamanda ekonomi biliminin temel meselelerinden birini oluşturur. Seçimlerin sonuçları, fırsat maliyetleri ve gelecekteki olası senaryolar, ekonomistler için her zaman tartışılan, analiz edilen ve tartışmaya açılan konulardır. Peki, yazım hataları bile bir seçim değil midir? Bu yazıda “gidegide” kelimesinin doğru yazılışını ekonomi perspektifinden ele alacak, seçimlerin ve hataların toplumsal ve bireysel etkilerini inceleyeceğiz. Seçimlerin Temeli: Kaynakların Sınırlılığı Ekonomi, sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçlar arasında seçim yapmayı gerektirir. Her bir…
10 Yorum