İçeriğe geç

4 ayda sakal ne kadar uzar ?

Sakalımın Hikayesi: 4 Ayda Ne Kadar Uzar?

Geçen yıl Kasım ayında, Kayseri’nin soğuk rüzgarlarıyla mücadele ederken, bir sabah aynada yüzüme bakıp bir karar aldım: Sakal bırakacağım. Neden? Bunu tam olarak açıklamak zor. Belki de hayatımda yeni bir sayfa açma isteğiydi, belki de her geçen gün daha fazla fark ettiğim o olgunlaşma arzusuydu. Bir şeyleri değiştirmenin, insanın kendini yeniden keşfetmesinin küçük ama anlamlı bir yolu gibi gelmişti. Ama 4 ay sonra gerçekten ne olacağı konusunda en ufak bir fikrim yoktu.

Ve işte, dört ay boyunca sakalın uzama yolculuğu başladığında, aslında kendi iç yolculuğum da başlamıştı.

İlk Haftalar: Sabırsızlık ve Hayal Kırıklığı

İlk günler, normalde sabırsız bir insan olduğum için çok heyecanlıydım. Ne kadar hızlı uzar ki? En fazla birkaç hafta içinde belirginleşmeye başlar değil mi? Tabii ki, 25 yaşındayım, artık ergen değilim, sakalım kolayca uzar diye düşündüm. Ama bir hafta geçti, iki hafta geçti ve aynaya her baktığımda sadece birkaç kıl gördüm. Kocaman bir hayal kırıklığı içinde kaldım. Ya hiç uzamazsa? Ya gerçekten sakal bırakmak bir hata olduysa?

Her gün, her sabah aynada daha dikkatli bakıyordum. “Bugün belki uzamıştır” diye umutla. Ama pek bir şey değişmedi. Biraz hüsran, biraz umutsuzluk. Yavaş yavaş, sabahları sakalımı kontrol etmek, bir çeşit takıntıya dönüşmeye başlamıştı. Gözlerim her zaman o ince tüyleri arıyordu ama görünürde pek bir şey yoktu. O sabahlar, sanki yıllar gibi geçiyordu.

İkinci Ay: Küçük Değişiklikler, Büyük Adımlar

İkinci ayın başında, işler biraz daha iyileşmeye başladı. Bu arada, sosyal medyada sakal bırakmış adamları izlemek, ne kadar hızlı uzadığını görmek beni biraz daha cesaretlendiriyordu. Onlar gibi mi olacağım, diye düşünüyordum. Ama yine de, benim sakalımdan beklediğim o “mükemmel” sonucu göremiyordum. Yine de bir şeyler değişmişti. Bu sefer, o küçük tüyler daha kalınlaşmış ve yoğunlaşmıştı. Artık biraz daha görünür hale gelmişlerdi.

Bir sabah, aynada sakalımı gördüm ve içimden bir şey dedi: “Bunu gerçekten yapabilirim.” O an, aslında kendimi sakalımda, büyüyen tüylerde değil, büyüyen cesaretimde hissettim. Kayseri’nin soğuk sabahlarında, gökyüzü kararmadan önce her gün işe gitmek, o sakalların arkasında yatan düşünceleri sevmiş oldum. Kendimle bir bağ kuruyordum; bir sabah daha, bir adım daha attım.

Üçüncü Ay: Sabır, Sabır ve Sabır

Üçüncü ay, sabır gerektiren bir dönemdi. Sakallarımın uzadığına ikna oluyordum ama bir türlü istediğim boyuta gelmiyordu. Kayseri’nin dondurucu soğuklarında, sabahları erken kalkıp işe gitmek bir çeşit meditasyon gibiydi. Sakallarım belki istediğim kadar uzamıyordu ama sabır, bana başka şeyler öğretiyordu.

Bir gün, sabah işe gitmeden önce aynada sakalıma bakarken bir fark fark ettim. Bunu görmek zaman almıştı, ama nihayet görmüştüm: Uzamıştı. Yavaşça ama istikrarlı bir şekilde. Artık eskisi gibi hayal kırıklığına uğramıyordum. Uzamasının zaman aldığını kabullenmiştim. O an içimde, belki de sabırla ilgili en büyük dersimi alıyordum. Sakalım uzuyordu ama ben de sabrımı öğreniyordum.

Dördüncü Ay: Tamam, Gerçekten Uzamış

Dördüncü ayın sonlarına doğru, gerçekten sakalım uzamıştı. Şimdi, her sabah aynada bakarken, o ince tüylerin yerine daha belirgin bir şekil oluştuğunu görmek beni mutlu ediyordu. Ama yine de, bu süreç sadece fiziksel değil, zihinsel bir dönüşümdü. Sakal uzadıkça, ben de değişiyordum.

Bir gün, Kayseri’nin güneşli bir sabahında, yürüyüş yaparken bir arkadaşım yanımdan geçti ve şöyle dedi: “O sakal baya uzamış, iyi gidiyorsun.” O an, bir şey fark ettim: Ben sadece sakal bırakmamıştım, aynı zamanda kendi iç yolculuğumda da bir adım atmıştım. 4 ay boyunca bu kadar sabırlı olmak, hayatın her anında, her adımda bir anlam taşıyordu.

Sonuç: Sakal Ne Kadar Uzarsa, Sen O Kadar Değişirsin

Şu an, 4 ayın sonunda, sakalım uzadı ve ben de değiştim. O küçük tüyler, bir yandan fiziksel bir değişimi simgelese de, aslında bana sabrı, kararlılığı ve kabul etmeyi öğrettiler. Bu süreçte sakalın uzamasını, sadece dışsal bir değişim olarak görmek yerine, içsel bir dönüşüm olarak kabul ettim.

Sonuçta, 4 ayda ne kadar uzadığı sorusunun cevabı çok da önemli değil. Önemli olan, o süreçte kendime ne kadar yatırım yaptığım, ne kadar sabırlı olduğum ve her sabah o aynada kendimi biraz daha güçlü hissetmemdi. Eğer bir şeyler uzuyorsa, belki de içindeki değişim de seninle birlikte büyüyordur.

Evet, 4 ayda sakal ne kadar uzar? Uzasa da, uzamasa da… Bunu öğrenmek, sadece sakallarla ilgili bir mesele değil. Asıl önemli olan, her gün biraz daha sabırlı olmak, biraz daha olgunlaşmak ve belki de hayatın her aşamasında bir şeyleri kabul edebilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir